GENİTAL SİĞİLLER

 

Genital siğil denilen lezyonların tıptaki ismi kondilloma akümünata dır. BU lezyonlar HPV yani human papilloma virus  ile oluşan, iyi huylu yani kanser riski taşımayan lezyonlardır. HPV enfeksiyonu cinsel yol ile bulaşan ve genital siğil olarak bilinen kondilom’ ların oluşmasından sorumlu olan viral bir enfeksiyondur. Son yıllarda özellikle gençler arasında ülkemizde de giderek artan bir sıklıkta görülmektedir. Genital siğil şikayeti ile tedavi için başvuranlarda da önemli artışlar gözlenmektedir.

Genital siğiller, HPV virüsü enfeksiyonu sonucu hem kadında hem de erkekte daha sıklıkla genital bölgede, makat etrafında ve nadiren de ağızda oluşur. Bu siğiller veya diğer adı le kondilom yapıları  Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu sonucu oluşan  karnıbahar görünümünde, bazen tek , bazen çok sayıda, bazen toplu iğne başı kadar ufak, bazen de 4 cm çapına (ender durumlarda çok büyük çaplı ) erişebilen ağrısız kitleler ve papiller oluşumlardır. Herhangi bir şikayete yol açmazlar yani kaşıntı, ağrı gibi belirtileri yoktur. Beyaz renkli, üzeri pürtüklü, et parçalarıdırlar.


HPV Enfeksiyonları

HPV (human papilloma virus) cinsel bölgede ve deri ile  mukozalarda enfeksiyon yapan ve condyloma acuminatum (kondiloma aküminatum) adı verilen siğil şeklinde kitlelerin oluşumuna neden olan bir çeşit virüstür. Birçok virüs hastalığında olduğu gibi HPV virüsü  de bir kez vücuda girdiğinde hücreler içinde yerleşir ve zaman zaman alevlenmelere yol açarak tekrarlayan enfeksiyonlar oluşturur. Bu yüzden HPV enfeksiyonu kesin tedavisi olmayan bir hastalık olarak kabul edilir. Vücutta yaptığı hastalıklar yalnızca siğillerle sınırlı değildir. Rahim ağzı kanseri, dış genital organ kanseri (vulva kanseri), anüs kanseri, penis kanseri, boğaz kanseri gibi kanser ve kanser öncesi değişikliklerden sorumlu bir virus ailesidir HPV.

HPV' nin şu an bilinen ve sınıflanan  100'den fazla alt tipi vardır. Bunların bir kısmı sadece üreme sisteminde enfeksiyona neden olurlar ve bunlara genital HPV adı verilir. En sık  HPV tip 6 ve 11 genital siğillere neden olmaktadır. Fakat HPV tip 16,18, 31,45 ide içeren 15-16 tipi rahim ağzında hücresel değişikliklere yol açmaktadır. Rahim ağzı kanseri tanısı konmuş kadınların % 97 sinde HPV virüsü saptanmaktadır. Kadın kanserleri içinde ön sıralarda yer alan rahim ağzı kanserinin (serviks kanseri)  en önemli, hatta belki de tek nedeni HPV enfeksiyonudur. Bu sebep dolayısı ile HPV virüsü ve meydana getirdiği genital siğiller tespit edildiğinde mutlaka tedavi edilmeli ve  hastalar doğru bir şekilde yakından takip edilip smear testi ve gerektiğinde kolposkopik incelemeleri yapılmalıdır. Şu da bir gerçektir ki, HPV virüsünun bir sonucu olan genital siğil (kondilom) varlığında bu virüsün bulaştırıcılığı çok fazladır.
 

HPV Virüsü  Nasıl Bulaşır? Genital Siğil Nasıl Oluşur?

HPV cinsel yolla bulaşan en sık hastalıktır. Cinsel  bölgeyi enfekte eden HPV' ler temas yolu ile kolayca yayılırlar. HPV' nin bir kişiden diğerine bulaşması için mutlaka tam bir ilişki olması gerekmez. Enfekte olan cilt bölgelerinin birbiri ile teması ile de hastalık bulaşabilir. Tam bir cinsel ilişki olmadan dışarıdan "sürtünme" yolu ile gençlerde de sıklıkla bulaşabilmektedir.

Bulaşma olduktan sonra bulgular bazen birkaç ay, bazen de birkaç yıl sonra ortaya çıkabilir. Hatta bazen virüs yıllarca hiçbir bulgu vermeden vücutta kalabilir. Hastaların büyük bir kısmında 2-6 ay içinde belirti verir. Aktif genital lezyonların varlığında bulaşıcılık en yüksektir. Siğiller ortaya çıkıp tedavi edildikten sonra yeniden siğil çıkmadan geçen dönem ne kadar uzunsa bulaştırıcılık da o oranda azalmaktadır.

Kondilomların bulaşması  genital HPV hastalığı taşıyan bir bireyle girilen her türlü cinsel ilişki ile mümkün olabilir. Virüs, ilişki sırasında ciltte ortaya çıkan mikroskopik yırtıklar ve sıyrıklar vasıtası ile ciltten cilde temas yolu ile bulaşır. Virüsün erkek menisi içinde de saptanması vücut sıvılarının teması yolu ile de bulaşabileceğini düşündürmektedir. Virus ile temas eden herkeste enfeksiyon bulguları ortaya çıkmaz, ancak kondülom ortaya çıkan bireylerin % 60-90'ının partnerinde de virüs olduğu saptanmıştır. Virüs bir kere vücuda girdikten sonra uzun yıllar sessiz kalabilir. Cinsel yönden aktif olan herkeste görülebilir ve bir çok cinsel aktif kişi  HPV virüsü için taşıyıcı "portör" olabilir.


Genital Siğil, Kondilom  Belirtileri  Nelerdir?

* HPV ile temas ve bulaşma olduktan sonra mutlaka hastalık ortaya çıkmaz. Aslında çoğu kişide HPV vücudun kendi savunma sistemi tarafından etkisiz hale getirilir. Bir başka olasılık da virüsü alan kişide uzun süre hiçbir belirti ortaya çıkmamasıdır. Kişi yıllarca  hiçbir yakınma ortaya çıkmadan yaşayabilir. Ancak bu durum hastalığı yaymasına engel değildir ve ilişkide bulunduğu kişilere hastalığı bulaştırabilir. Bu durum  sessiz enfeksiyon olarak adlandırılır.Genital siğil oluşumuna sebep olan HPV virüsünü hiç bir belirti vermeden taşıyan kişilere de "portör" adı verilmektedir.

* Genelde dış genital bölgede küçük siğiller ortaya çıkar. Bunlar kişinin kendisi tarafından görülebilir ya da elle hissedilebilir. Siğiller yumuşak,ciltten hafif kabarık, pembe-beyaz renkli, karnıbahar benzeri oluşumlardır. Tek ya da grup halinde olabilirler. Zaman zaman dışarı kabarık olmayıp düz olarak bulunurlar. Nadiren vajina içinde, makat çevresinde görülebilirler. Anal yada oral seks sonrasında ağız içi ve makat içinde de siğiller ortaya çıkabilir. Bazı durumlarda vajina içinde ve rahim ağzı üzerinde de siğiller olabilir. Kondilom da ağrı, kaşıntı, yanma gibi belirtiler olmaz.

* Tedavi edilmediği taktirde siğillerin davranışı kişiden kişiye çok değişkenlik gösterir. Bazen çok az sayıda oluşur ve uzun süre aynı kalabilir, bazen hızla yayılarak çoğalır ve ilerler, belirli bir süre sonra kendiliğinden kaybolabilirler.  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HPV  Tanısı  Nasıl  Konur?

Genital siğillerin görülmesi hem erkekte hem de kadında HPV tanısını koydurur. Bazen bazı asit içeren solüsyonlar uygulanarak ciltteki renk değişikliklerinden siğil olup olmadığı anlaşılabilir. Dıştan görünen herhangi bir lezyonun olmadığı durumlarda rahim ağzının büyüteç benzeri kolposkop adı verilen bir cihaz ile incelenmesi ile tanı konabilir. En küçük şüphede lezyondan alınacak küçük bir parçanın patolojin incelenmesi tanıyı kesin koydurur. Fakat genellikle lezyonlar çok tipik olduğundan hekimin göz ile muayenesi HPV, genital siğil tanısı koydurmakta yeterlidir.

Kondilom tanısı konan kişilerin partnerleri de mutlaka muayene olmalı ve gerekir ise genital  siğil için tedavi edilmelidir. Çünkü tedavi edilmemiş bir eş enfeksiyonun sürekli yeniden bulaşmasına neden olabilir. 

HPV kan dolaşımına geçmediği için kanda bu virüsü saptamak mümkün değildir. Yani sanılanın aksine HPV tanısını bir kan testi ile koymak mümkün değildir ve HPV-genital siğil 'e özgün bir kan testi incelemesi yoktur...

Gebelik, Hamilelik Sırasında HPV Enfeksiyonunun Önemi Nedir?

Genital siğillerin yayılma oranı genellikle vücudun savunma sisteminin o sıradaki gücüne bağlı olarak değişir. Gebelikte salgılanan gebeliğe özgü bazı hormonlar nedeniyle savunma sistemi geçici olarak zayıflar bu nedenle siğiller gebelikte anormal bir hızla çoğalma eğilimi gösterirler. Ancak gebelik sonrası hızla geriler ve kaybolabilirler. Bu nedenle çok ciddi bir sorun olmadıkşa gebelikte siğilleri tedavi etmek istemeyiz. Çünkü hızla tekrarlama şansı yüksektir.

Kondillomların varlığı genellikle doğum şeklini etkilemez. Eskiden kondillom geçirmiş gebelerde sezeryan ile doğum tercih edilirddi. Amaç virusun bebeğe bulaşma riskini yoketmekti. Ancak günümüzde doğum sırasında aktif lezyon olmadığı sürece bu kişilerin normal vaginal doğum yapabilecekleri ve bebeğin etkilenmeyeceği gösterilmiştir. 

 

Genital Siğillerin Tedavisi

 

Genital siğilleri gerçek anlamda tedavi eden kişinin kendi bağışıklık sistemidir. Zaten siğillerin hızla yaygınlaştığı dönemler, çeşitli nedenlerle savunma sisteminin zayıf olduğu dönemlerdir. Bu nedenle eğer şok yaygın değillerse ve hızla çoğalmıyorlarsa hasta ile konuşarak bunun kanser riski tağımadığı ev eninde sonunda kendiliğinden kaybolma şansı olduğu anlatılarak beklenebilir. 

Tedavide lezyonları yok etmeye yönelik çeşitli yöntemler kullanılabilir. Elektrokoterizasyon (elektrik akımı ile yakma), kiryoterapi (dondurma), LEEP (tel looplarla keserek çıkartma), bistüri ile cerrahi olarak çıkartma gibi teknikler kullanılabilir. Ayrıca imiqumod isimli birmadde içeren kremler sürülerek lezyonlar yokedilebilir. İmiqumod o bölgede vücudun savunma sistemini güçlendirerek lezyonları yok eder. Genellikle cerrahi yöntemler ve imiqumod birlikte kullanılır.

 

Genital siğillerin tedavisinde en sık olarak cerrahi eksizyon (operasyonla lezyonun kesilerek çıkartılması), krioterapi (dondurma), lazerle siğil tedavisi, koter (yakma) tedavileri, antiviral kremler ve ilaç tedavileri uygulanmaktadır.

Cerrahi tedaviler daha çok anogenital siğillerin yoğun ve iri kümelenmeler (büyük kondilomlar) halinde olduğu durumlarda uygulanır.


I.  Siğillerin cerrahi olarak çıkartılması (Eksizyonel yöntemler)
Genel olarak eksizyonel yöntemler dış genital organların HPV enfeksiyonlarında kullanılmazlar. Bunun istisnası ise dış genital organlarda lokalize çok büyük kondilomların varlığıdır.

 

Genital sistemin görünür bölümünde çok büyük kondilomların olması durumunda eksizyonel yöntemlerden yararlanılarak büyük parçalar çıkarılır ve daha sonrasında medikal tedavi ile birlikte destrüktif yöntemlerden biri ile tedavi devam ettirilir.

Büyük kondilomalar lokal veya genel anestezi altında cerrahi olarak kesilerek çıkartılabilir. İşlem sonrası çıkartılan bölgeye pansumanların yapılması gereklidir.


Diğer bir yöntem de dış genital organların kondilomlarında eksizyon (çıkartılması) amaçlı LEEP uygulaması yapılabilir. 


Leep nedir?
LEEP (Loop Electrosurgical Excision Procedure) ; alternans bir elektrik akımı ile loop uçlarında protein denatürasyonuna neden olarak iki dokuyu ayırabilecek derecede ısı oluşumu sağlayan bir sistemden oluşmuştur. Bu sayede başka hiçbir yere zarar vermeden, son derece rahat bir kontrol ile gerekli patolojik dokunun çıkarılması sağlanacaktır.

 

LEEP'te tecrübeli bir hekim tarafından uygulandığında, kanama riski yok denecek kadar azdır. Ofis şartlarında, lokal anestezi altında uygulanabilmesi, hastanede yatış gerektirmemesi, komplikasyon riskinin çok düşük oluşu, hasta tarafından telöre edilebilirliği  ve uygulama kolaylığı  bu yöntemin tercih edilmesine neden olmuştur.

 

II. Yıkıcı yöntemler ile siğil tedavisi (Destrüksiyon)
Elektrokoterizasyon (Elektrokoagülasyon, elektirikle yakma) 
Bipolar koter ile HPV odaklarının lokal anestezi altında yakılmasıdır. Yeterli destrüksiyon sağlandığından emin olunduğu müddetçe bu gün kabul gören en geçerli tedavi yöntemidir.

 

Özellikle dış genital organlar dediğimiz genital sistemin dışardan görünen bölümünde (cilt ya da mukozal) meydana gelen kondilomların yok edilmesi için idealdir. Çoğu zaman tek oturumda tün odakların yok edilmesi mümkündür. Tedavi süreci kısadır. Fazlaya kaçılması halinde sağlıklı dokularda da hasar meydana getirebileceği unutulmamalıdır.


Kriyoterapi (Dondurma)
Kriyoterapi, likit (sıvı) nitrojenle lezyon ve lezyon çevresinin dondurulması işlemidir. Bu da elektrokuagülasyon gibi başarılı yöntemlerden birisidir.

Krioterapi son yıllarda oldukça sık olarak kullanılmaya başlayan, oldukça etkili, yakma (elektrokoterizasyon) yöntemine göre daha ağrısız ve kolay uygulanabilen bir yöntemdir. Dondurma işlemi oldukça ağrısız bir işlemdir ve işlem sırasında çoğu zaman anestezik madde gerektirmez.

 

Krioterapi oldukça güvenilir bir yöntem olup gebelik sırasında ortaya çıkan anogenital siğillerin dondurulması amacıyla da kullanılabilmektedir.


CO2 (Karbondioksit) lazer ablasyonu
Karbondioksit (CO2)  esaslı laser destrüksiyonu ile etkin şekilde siğil tedavisi sağlanabilir. Karbondioksit lazerle siğillerin yakılması diğer tedavi yöntemlerine göre biraz daha pahalıdır. Ancak etkinliği de oldukça yüksektir. Ayrıca iz kalma şansı da çok azdır. Tarafımızca yapılan genital siğil tedavilerinde daha sıklıkla lazer işlemlerini tercih etmekteyiz. İşlem genellikle lokal anestezi ile yani o bölgenin uyuşturulması ile yapılmaktadır. 

 

CO2 buharı içinde HPV bulunabildiğinden solunum sistemi ile bulaşması ve yayılması da olasıdır. Bunun için gerekli önlemler alınmalıdır.  


Kimyasal destrüksiyon
Bu amaçla biklorasetik asit, triklorasetik asit, podofilin ve podofilotoksin gibi asitler de kullanılmaktadır.  Kimyasal yıkıcı asitler oldukça etkilidir, ancak sağlıklı ciltte de tahriş (iritasyon) etkisine sahip maddelerdir.

 

Kimyasal yıkıma bağlı inflamasyon, erozyon, ağrı ve ülserasyon oluşabilir. Hastanın kendisinin uygulaması oldukça zordur. Hastanın görüş alanının dışındaki lezyonlara müdahale etmesi güçtür ve sağlıklı deriye dokundurulduğunda burada da harabiyet meydana getirecektir.  Ayrıca günlerce, tekrar tekrar  uygulamayı  gerektirebilen uzun bir tedavi seçeneğidir.

 

Kimyasal asit tedavileri bebeğe toksik etkisinden dolayı gebelikte uygulanmazlar.

Takip Edin

Reyap Hastanesi 

Yeşilkent Mah. 2011. Sok. No:25 Esenyurt İstanbul

0 532 370 20 28
0 850 473 77 77
 

Takip Edin

  • Facebook Social Icon
  • Başlıksız-1_edited

YASAL UYARI :Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlı olup tanı ve tedavinin mutlaka bir doktor tarafından yapılması gerekir. Bu bilgiler hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmamalıdır