1-12 Hafta | İlk Üç Ay

HAFTA HAFTA GEBELİK

1. HAFTA

Gebe kalmaya karar verdiniz ve korunmayı bıraktınız, veya hiçbir planınız yok.

Gebelik planladığınızda önce doktorunuzla görüştünüz, gerekli muayeneleriniz ve testleriniz yapıldı; doktorunuzun önerdiği folik asit veya multivitamin-mineral takviyelerine başladınız.

(Folik asit sayesinde nöral tüp defekterinin yaklaşık %50’lik bir kısmı önlenebilmektedir).

Veya süpriz şekilde adet kanamanız gecikti.

Belki de son adet kanamanızı görmeye başladınız.

Eğer planladığınız gibi gebe kalırsanız uzunca bir süre adet kanamanız olmayacak.

Gebelik boyunca ve hatta sonrasında belli süre (ortalama 6-9 ay) adet görmeyeceksiniz.

  • Doktorunuz tarafından net ve tespit edilmiş gebeliğiniz varsa gebelik süreci boyunca kanama hiçbir zaman normal değildir ve panik yapmadan dokturunuzla iletişime geçmeniz gerekir.

Bana (05323702028) ve ekibime (asistanım ve onun yönlendireceği hemşirem 05321729210) 7/24 365 gün ulaşılabilirsiniz.

Birçok insan için şaşırtıcı olmakla birlikte gebeliğin başlangıcı olarak, gebe kalınan ilişkinin olduğu gün değil, bundan yaklaşık 14 gün öncesi yani son adet kanamasının ilk günü (SAT) kabul edilir.

Bu durumda son kanamanızın başladığı gün istatistiksel anlamda gebeliğiniz başlamıştır.

Biz hekimler yeni bir döngünün başladığı, yumurtanın gelişmeye başladığı bu ilk günden hesaplamaya başlarız.

Yani 28 günde bir adet kanaması olan bir hanımın adeti 1 gün geciktiğinde (1 hafta 7 gün, 4 hafta 28 gün) gebelik de varsa bu gebelik için 4 hafta 1 günlük gebelik var deriz.

Bu bilimsel bir dildir. Dünyanın herhangi bir ülkesinde herhangi bir kadın doğum hekimine muayene olduğunuzda gebelik yaşını bu şekilde hesaplayacaktır.

Bu şekilde hesaplandığında insanlarda gebelik ortalama 280 gün yani 40 hafta sürer.

Ay hesabı yapmak karışıklığa neden olabileceğinden siz de gebeliğinizi takip ederken hafta olarak ifade etmeyi öğrenmeli ve ay hesabını bırakmalısınız.

Hangi hamilelik haftanız hangi güne denk geliyor?, hangi haftalarda hangi testler yapılıyor?, beklenen doğum tarihi ne zaman? merak ediyorsanız, benim hazırladığım gebelik takip çizelgesinden kendinize özel bir takip programı oluşturabilir, Pdf olarak indirebilirsiniz.

Son adet kanamasının başladığı ilk gün henüz ortada ne bir embriyo ne de bir gebelik vardır.

Ancak yumurtalıklarınızdan birisi o ay belki de döllenecek olan yumurta hücresini büyütmek için çalışmaya başlamıştır.

Rahminiz de önceki adet döneminden kalan zar tabakasını adet kanaması ile atmakta, yerine olası bir embriyonun yerleşmesine olanak sağlamak için kalınlaşarak hazırlanmaktadır.

28 günde bir adet gören kadın için yumurtlama zamanı kanamanın başlangıcından itibaren 14. gün civarındadır.

2. HAFTA

Anne adayımızın yani sizin yumurtalıklarınızda yumurta hücresi gelişimi devam etmektedir.

Bu esnada endometrium adı verilen rahim iç zarı da kalınlaşmaya başlamıştır.

Bu kalınlaşmanın amacı döllenme meydana geldikten sonra oluşacak embriyonun rahim içinde rahatlıkla tutunmasını sağlamaktır.

Yeni gelişecek olan canlının ihtiyaçlarını karşılamak üzere vücudun bu kısmında kanlanma artar.

Bu haftanın sonunda gelişen yumurta çatlayarak yumurtalıktan atılır. Yani yumurtlama (ovülasyon) meydana gelir.

Bir adet döneminde kadında genelde 1 yumurta üretilir ve çatlar.


Çift yumurta ikizlerinde ve üçüzlerinde farklı olarak tek bir yumurta değil birden fazla yumurta atılır. Bu yumurtaların hepsi döllenir ise çoğul gebelik olur.

Bazı kadınlar yumurtlama zamanlarını hissedebilirler.

Bu hafif bir alt karın veya kasık ağrısı şeklinde hissedilmektedir.

Yumurtlama sırasında genelde vajinal akıntının şeklinde değişimler görülebilir. (Saydam sümüksü temiz bir akıntı şeklinde).

Ayrıca bu dönemde cinsel istek ve libido artabilir.

Gebe kalmak için uygun yumurtalama gününü saptamaya yarayan testlerin kullanımı düşünülebilir ancak bu testlerin kullanımının stresi arttırdığı ve gebe kalmayı geciktirebileceği akılda tutulmalıdır.

Yumurtlama sonrası yumurta (oosit) yaklaşık 24 saat civarı, spermler 48 saat civarı canlı kalabilmektedir.

Beklenen yumurtlama döneminden bir kaç gün öncesinden başlanarak, sonrasındaki birkaç güne kadar, gün aşırı cinsel ilişkiye girmek daha uygun bir yaklaşımdır.

3. HAFTA

Yumurtalıklardan atılan yumurta hücresi tüpler tarafından yakalanır ve  erkekten gelen spermler ile fallop tüplerinde karşılaşır.

Birçok sperm, yumurta etrafında kümelenmesine rağmen bunlardan sadece 1 tanesi yumurtanın zarını geçerek içine girer ve kendi genetik materyali ile yumurtanın genetik materyali birleşir. Bu döllenmedir.

Döllenme ile birlikte adına yaşam denilen mucize başlar.

Fertilizasyon yani döllenme tek bir spermin yumurta hücresinin içine girmesi ile başlar ve zigot adı verilen oluşumun ortaya çıkması ile sonlanır.

Fertilizasyon süreci yaklaşık 24 saat kadardır.

Bir sperm yaklaşık 48 saat canlı kalabilir.

Spermlerin sadece %1’i rahim içine girebilir. Rahim içine giren spermler kadının üreme organları içinde ilerleyerek tüplere kadar ulaşırlar.

10 saat süren bu seyahat sonunda yumurta hücresine kadar gelen spermleri başka bir görev beklemektedir. Yumurta hücresinin kabuğunu kırarak içine girmek.

Yumurta hücresi zona pellucida adı verilen bir zar ile çevrilirdir.

Spermlerden sadece 1 tanesi bu zarı delerek yumurtanın içine girebilir.

Penetrasyon adı verilen bu işlem 20 dakika kadar sürer ve bir sperm penetre olduktan sonra zona pellucida tamamen kapanarak başka bir spermin girişine izin vermez.

Sperm ve yumurta hücrelerinin çekirdeklerinin birleşmesi ile zigot ortaya çıkar ve döllenme sona erer.

Bundan sonra bebeğinizin hayatındaki ilk yolculuğu başlar.

Bu yolculuk fallop tüplerinden bundan sonraki yaşamını sürdüreceği rahim boşluğuna kadar yaklaşık 3-7 gün sürecek bir yolculuktur.

Zona pellucida’nın içindeki tek hücreli zigot döllenmeden 1.5-3 gün sonra bölünmeye başlar.

Bu ilk bölünmeye klivaj adı verilir.

Ortaya çıkan hücreler ise blastomer dir.

Klivajı takiben hızlı bir bölünme süreci başlar. Yaklaşık her 20 saatte bir hücre sayısı ikiye katlanır ve her bölünme ile birlikte zona pellucida içinde bulunan blastomerlerin çapı küçülür.

Hücre sayısı 16’ya ulaştığında artık zigot morula adını alır.

Tüm bu olaylar gerçekleşirken zigot tüp içinde rahim boşluğuna doğru olan seyahatini devam ettirmektedir.

4. güne gelindiğinde morula uterus içine ulaşmıştır.

Bu aşamada hücre bölünmesi hızla devam etmektedir ve morulanın merkezinde bir boşluk oluşmaya başlar. Bu aşamadaki oluşuma blastokist adı verilir.

Zona pellucida boyutları sabit olmakla birlikte içindeki hücreler düzleşir ve yoğunlaşır.

Blastokist aşamasında artık hücre faklılaşmasıda başlamaktadır.

Hücrelerin bir kısmı embriyoyu oluşturacak olan embriyoblastlar iken geri kalan hücreler plasentayı yapmak üzere trofoblast olarak farklılaşır.

Döllenmeden 5-6 gün sonra implantasyon yani rahim içine yerleşme başlar.

Blastokist zona pellucida’yı yırtarak çıkar. Buna hatching adı verilir.

Bu esnada trofoblastlar bir enzim salgılayarak rahim içindeki hücre yapısını değiştirir ve blastokist için bir implantasyon alanı sağlar.

Aynı anda trofoblastlardan hCG hormonu da salgılanmaya başlar.

Bu hormon gebelik testlerinin pozitif olmasını sağlayan hormondur.

İmplantasyonu takiben endometriumun (rahim iç zarı) o bölümünde kanlanma artar ve gebeliğin devamı için gerekli olan kan dolaşımı başlar.

Döllenme anında bebeğin cinsiyeti bellidir.

Eğer dölleyen sperm X kromozomu taşıyor ise bebek kız, Y kromozomu taşıyor ise erkek olacaktır.

Dolayısı ile bebeğin cinsiyetini belirleyen erkek, yani babasıdır.

Kadının bebek cinsiyetinde en ufak bir rolü yoktur.

Bu devrede cinsiyeti saptamak ancak genetik inceleme ile mümkündür.

Bu aşamada belli olan sadece cinsiyet değildir. 38 hafta sonra dünyaya merhaba diyecek olan bireyin göz renginden kan grubuna kadar bütün genetik yapısı bellidir ve değiştirilemez.

Bu aşamada anne adayımızda herhangi bir fiziksel ya da ruhsal değişiklik yoktur. Yanlız implantasyon esnasında hafif bir lekelenme şeklinde kanama olabilir.

4. HAFTA

Normalde adet görmeniz gerekirken adetiniz geciktiğinde eczaneden bir gebelik testi alıp (Plano test: idrarda gebelik testi) evde yapın.

Sonuç negatif çıkarsa hemen ümitsizliğe kapılmayın çünkü zaman zaman gebelik testleri negatif olabilir.

Bu durumda yapılması gereken en akıllıca iş hemen doktorunuzdan randevu almaktır.

Bu dönemde yapılan ultrasonografide gebelik kesesini görmek genelde mümkün değildir.

Ancak kanda yapılan gebelik testi (Beta- HCG) %100’e yakın doğrulukla gebeliğin olup olmadığını tespit edebilir.

Eğer gebelik varsa doktorunuz size gebeliğin ultrasonda ne zaman görüleceği ile bilgi ve önerilerde bulunacaktır.

Gebelik yoksa ya da adet görürseniz fazla üzülmemeye çalışın.

İlk denemede gebe kalma oranının sadece %20-25 olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Denemeye devam edin. Eğer adet gecikmesine rağmen gebe değilseniz doktorunuz size adet gördürecek bir tedavi verecektir.

Gebe bir kadında bazı fizyolojik ve ruhsal değişiklikler olur.

Bu aşamadaki belirtiler adet öncesi belirtilerle hemen hemen aynıdır. Halsizlik, yorgunluk ve göğüslerde hassasiyet bulunur.

Bu arada döllenme olmuşsa döllenmeden yaklaşık 1 hafta sonra implantasyon yani, bebeğinizin ana rahmine yerleşmesi gerçekleşmiştir ve trofoblast adı verilen hücreler endometrium hücrelerini hasarlayarak minik kan göllenmelerine neden olmaktadırlar.

Bu göllenmeler yeni damar oluşumunu tetikler ve oluşacak olan plasentanın dolaşımı başlar.

Embriyoblast adı verilen hücre grubu ise hızla çoğalarak 2 tabakalı bir disk oluşturur.

Bu tabakalardan üstte olanı amniyon zarı ve embriyo olarak gelişimine devam ederken alt tabaka ise yolk sac adı verilen oluşumu meydana getirir.

4. haftanın sonunda koriyonik villus adı verilen doku rahmin içine doğru ilerler ve embriyoda kan damarları teşekkül etmeye başlar.

Yolk sac ise kan sistemini meydana getiren hücreleri üretmeye başlamıştır.

Bu haftanın sonunda embriyo ile plasenta arasında connecting stalk adı verilen bir oluşum bulunur ve bu daha sonra göbek kordonunu meydana getirir.

Yine embriyonik disk üzerinde ince bir hücre tabakasının ortaya çıkması gastrulasyon adı verilen devreye gelindiğini belirler.

Bu işlemin sonunda embriyonun 3 katmanı; ektoderm, endoderm ve mesoderm oluşur.

Bu haftada anne adayında karın ve kasıklarda kramp tarzı kasılmalar görülebilir. Çoğu kadın bunu adet göreceğine dair bir işaret olarak yorumlar ancak bu erken gebelikte normal kabul edilen bir durumdur.

Ultrasonografi ile son adet tarihine göre gebeliğin 3-4. haftası boyunca kalınlaşmış endometrium dışında bir şey görmeyiz.

5. HAFTA

Bebeğinizin Büyüklüğü: Yaklaşık elma çekirdeği kadar

  • Bu haftadan itibaren yapılması gereken testler doktorunuz tarafından size bildirilecektir.

Salgılanan hormonların etkisi ile erken gebelik belirtilerini hissedeceksiniz.

Memelerde dolgunluk ve hassasiyet bu haftada en sık karşılaşılan yakınmadır.

Sürekli uyku hali ve halsizlik genelde görülen bulgulardandır.

Uterusunuzdaki yani rahminizdeki büyüme mesanenizin kapasitesini azalttığı için sık sık tuvalete gitme ihtiyacı duyabilirsiniz.

  • Eğer hala daha doktorunuza gitmediyseniz bir an önce gidin çünkü içinizdeki canlı ile tanışma zamanı geldi.

Doktorunuz karın ultrasonografisi (abdominal ultrasonografi) veya vajinal ultrasonografi ile gebelik kesesini uterus içinde size gösterecektir.

Vajinal ultrasonografi düşüğe veya başka bir sıkıntıya neden olmaz.

Doktorunuz gerekli görürse gebeliğin her döneminde güvenle yapılabilir.

Eğer ultrasonda kese görülemez ise bu bir dış gebelik olabilir.

Dış gebelik hayati tehlike yaratabilen ciddi bir durumdur, bu nedenle ilk kontrolünüzü geciktirmemeniz önemlidir.

Yolc Sac (yolk sak)

  •  USG’de ilk görülen yapıdır.
  •  Görülmesi intrauterin (rahim içi) gebeliği kanıtlar.
  •  Yakınlarında embriyoyu görmek mümkün olabilir.
  •  Embriyo görülmeden 3-5 gün önce görülebilir.
  •  10. Gebelik haftasında maksimum 6 mm çapa ulaşır.

4-4.5 gebelik haftasında kese yaklaşık 2 mm büyüklüğündedir.

Şekli yuvarlak veya oval olabilir.

Bir gebelik kesesi görsek bile uterus taranarak başka gebelik kesesi olup olmadığı araştırılmalıdır.

Uterusun şekil anomalilerine dikkat etmek gerekir.

Çift Desidual Kese Görünümü
Çift Desidual Kese Görünümü

Döllenmeden sonraki 16. günde gelişim iyice hızlanır.

Endoderm tabakasından akciğerleri çevreleyen zarlar, dil, bademcikler, üretra, mesane ve sindirim sistemi gelişir,

Mesodermden kaslar, kemikler, lenf sistemi, dalak, kan hücreleri, kalp, akciğerler ile üreme ve boşaltım sistemleri farklılaşır.

Cilt, tırnaklar, saç, gözün lens tabakası, işitme sistemi, burun, sinüsler, ağız, anüs, diş mineleri, hipofiz bezi, meme dokusu ve sinir sistemi ise ektoderm tabakasından farklılaşır.

Döllenmeden 17-19 gün sonra embriyonik alan bir armuta benzer.

Kafa kısmı kuyruk kısmına oranla daha geniştir.

Ektoderm tabakası nöral plakayı oluşturmak üzere kalınlaşır.

Bu plakanın kenarları kıvrılır ve nöral oluk adını alır.

Bu embriyonun sinir sisteminin taslağıdır ve ilk gelişen organ sistemlerinden birisidir.

Bu haftanın sonunda bebeğin kan hücreleri oluşmuştur ve epitel hücreler arasında kanallar oluşturmaya başlamıştır.

21. güne ulaşıldığında mesodermden köken alan somitler nöral oluğun her iki yanında ve kuyruk kısmından başlayarak belirmeye başlar.

Endokardiyal hücreler ise erken embriyodaki ilkel kalp tüplerini meydana getirmiştir.

Bebeğin en erken işlev kazanmaya başlayan sistemi dolaşım sistemidir.

Bu haftanın sonlarına doğru kalbi oluşturacak hücreler kasılmaya başlar.

Ultrasonografide bu kasılmalar kalp atımları olarak görülebilir ve doppler ile duyulabilir.

Gebeliğin erken dönemlerinde kullanılan ilaçlar ya da radyasyon gibi çevresel faktörler ile ilgili ya hep ya hiç” kuralı geçerlidir.

Buna göre maruz kalınan madde, ya bebekte bir hasara yol açarak düşüğe neden olur, ya da bebekte hiçbir etki yaratmaz.

Doğanın mükemmel koruma mekanizmalarından biri olan bu kural nedeni ile eğer gebe olduğunuzu bilmediğiniz ilk haftalarda bu tür bir olaya maruz kalırsanız endişelenmeyin.

Tabiki doktorunuza detaylı bilgi verin.

Anne adayında gölen değişiklikler açısından bakıldığında en sık karşılaşılan yakınmalar sık idrar çıkma ve halsizliktir.

Hormonların etkisi ile böbreklere olan kan akımı artar ve idrar üretimi fazlalaşır, yine mesane üzerindeki baskı nedeni ile daha sık idrar hissi olur.

Bu aşamada sıvı alımını kısıtlamak doğru değildir.

Ancak idrar söktürücü etkisi olan çay kahve gibi içecekleri azaltmakta yarar vardır.

Enerjinizin büyük kısmı bebeğe yönlenmiş olduğundan halsizlik ve çabuk yorulma çoğu kadında görülür.

Bu nedenle kendinizi fazla zorlamanın bir anlamı yoktur.

Gaz ve şişkinlik, kokulara karşı hassasiyet ve tükrük salgısında artış da sık görülen problemlerdendir.

6. HAFTA

Bebeğinizin Büyüklüğü: Mercimek tanesi kadar (Yaklaşık 5 milimetre).

Belki de hala daha gebe olduğunuzu size fark ettirecek şikayetleriniz yok.

Gebelik öncesi yaşantınız ile hiçbir fark göremiyorsunuz.

Bilmelisiniz ki içinizde bir fabrika var ve hayal bile edemeyeceğiniz kadar hızlı çalışıyor.

Embriyonun tek tek her hücresi sürekli faaliyet halinde.

Bu faliyetin sonucu olarak bazı şikayetlerde yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlıyor.

Pek çok kadın gibi sizde özelikle sabahları uyandığınızda midenizin bulandığını fark edebilir hatta kusabilirsiniz.

Eskiden sizi cezbeden yemek kokuları artık size tiksinti veriyor ya da eşinizin o çok sevdiğiniz parfümünün birden bire aslında hiç de güzel olmadığını fark ettiniz.

İş arkadaşınızın sigarası hiç sizi bu kadar rahatsız etmemişti.

Aslında tüm bu kokular yine eskisi gibi.

Değişen sizsiniz.

Gebelik hormonlarının beyninizdeki bulantı merkezini uyarması neticesinde olan bu durum emezis gravidarum olarak adlandırılır.

Eğer bulantı ve kusmalar sizin yaşantınızı ve beslenmenizi etkileyecek kadar şiddetli olur ise hiperemezis gravidarum tablosu gelişti demektir.

Bu durumda ilaç kullanmanız gerekebilir.

Bu dönem bebeğin organ gelişimi için kritik olduğundan alkol, sigara gibi bebeğe zararlı olabilecek maddelerden uzak durulmalıdır.

Pek çok anne adayı bu dönemde gebe olduğunu sevdikleri ve dostları ile paylaşmak ister ve aileye yeni bir bireyin katılacağı müjdesi bu haftada verilir.

Bazı anne adayları ise mutlu haberi paylaşmak için düşük riski olan dönemin geçmesini ve gebeliğin normal seyrettiğinden emin olmayı beklerler.

Her iki davranış şekli de normaldir.

Döllenmeden sonra 21-23 günlerde embriyonun boyu 1.5-3 mm kadar olmuştur.

Bu dönemde çok hızlı bir büyüme ve değişim söz konusudur.

Somitlerin sayısı 4-12 çift kadardır.

Nöral tüp yavaş yavaş kapanmaya başlar.

Nöral taç adı verilen kısım ise kafatası ve kafayı oluşturmaya başlar.

Omurga diğer kısımlardan daha hızlı büyür ve bu nedenle kuyruğumsu bir görüntü ortaya çıkar.

Bu gerçek bir kuyruk değildir.

Oluşan 2 endokardial tüp birleşir ve S şeklinde tek bir tüp meydana getiriler.

Bu asimetrik oluşum ilkel kalptir ve bu dönemde kasılmaya başlar.

Yani embriyonun kalbi atmaya başlamıştır.

Kalp hızı ilk başlarda dakikada 80-100 atım arasındadır ve günler ilerledikçe daha da hızlanır.

Damarlar gelişmediğinden tam bir dolaşım olmaz.

Embriyo connecting stalk ile gelişen plasentaya bağlıdır.

En gelişmiş sistem merkezi sinir sistemidir ve ön beyin tamamen kapanmıştır.

27. günün sonunda embriyo C şeklini almıştır.

Yüz ve boyunu oluşturacak olan kıvrımlar belirgindir.

Kalpte karıncık ve kulakçıkları ayıracak olan septalar belirir.

Kapakçıklar gelişmeye başlar.

Sindirim sitemini oluşturacak olan hücreler karaciğer, mide ve pankreas üretmek üzere farklılaşmaya başlar.

Sindirim siteminde ilk farklılaşan hücre grubu karaciğer yapacak olan hücrelerdir.

Embriyo boyu 5 mm kadar olmuştur.

Bebeğinizin çenesi, yanakları, gözleri, kulakları ve burnu yavaş yavaş oluşmaya başlamıştır.

Göz ve kulak taslakları meydana gelmiştir.

  • Eğer hala daha kontrole gitmediyseniz aslında bu hafta ilk doktor kontrolünüz için en uygun dönemdir.

7. HAFTA

Bebeğinizin Büyüklüğü: Küçük bir üzüm tanesi kadar

Siz hala dışarıdan bir şey fark etmesenizde embriyonuzda hummalı faliyet devam etmektedir.

Bu haftanın sonunda bebeğinizin boyu bir fasülye tanesi kadar olacaktır.

Eğer rahimin içine direk olarak bakma ya da bir kamera yerleştirme şansınız olsa idi göreceğiniz tıpkı bir fasülye tanesi gibi bir cisim olacaktı.

Bu fasülyenin tepe kısmına dikkat ettiğinizde iki küçük siyah noktacığı fark edebilecektiniz.

İşte bu iki küçük nokta bebeğinizin gözleri olacaktır, hatta gözün ağ tabakası olan retina oluşmaya başlar.

Biraz daha kenarda yer alan toplu iğne başından küçük çukurluklar da kulaklar olarak gelişecektir.

Bu organlar hem denge hem de işitmede görev alır.

İlkel bir ağız ve dil fark edilebilir.

Yine bu haftada kol ve bacak tomurcukları oluşmaya başlar.

İnce bir tabaka halinde deri belirir.

30-40 somite ulaşılır.

Beyin 3 ana kısmına ayrılır.

Bu haftada en hızlı büyüyen doku beyindir ve kabaca bir tahminle her dakikada 100 yeni sinir hücresi oluşmaktadır.

Doğum anında bir bebeğin beyninde ise 100 milyardan fazla nöron bulunmaktadır.

Tiroid bezi gelişimini sürdürür, lenfatik sistem ilk defa oluşmaya başlar.

Kalp kısımları plazma ve kan hücreleri ile dolar.

Kan dolaşımı başlamıştır.

Şimdilik iki bölümden oluşan kalp dakikada 150 defa atmaktadır.

  • Doppler ultrason ile bebeğinizin kalp atımını doktorunuz size dinletebilir.

Akciğer gelişimi devam etmektedir.

Safra kesesi, mide, barsaklar ve pankreas gelişimini sürdürür.

Plasentadan gelen kan karaciğere ulaşır.

Amniyon connecting stalk’ı çevreler ve içine alır.

Connecting stalk daha sonra erişkinde umbilikal vesicle adı verilen bir oluşum olarak kalır.

Kol tomurcukları artık oldukça belirgindir, buna karşılık bacak tomurcukları yeni oluşmaya başlar.

Embriyo artık tamamen amniyon kesesi içinde yerleşmiştir.

Somitler kas ve kemikleri oluşturmak üzere farklılaşmaya başlar.

Dışarıdan gebe olduğunuzu fark ettirecek hiçbir değişim yoktur.

Bu dönemde 1-2 kilo alınabilir ya da verilebilir.

Her iki durum da normaldir.

Gebeliğin erken belirtileri yavaş yavaş azalmaya başlar, buna karşın bulantı ve kusmalar artabilir.

Bu şikayetler özellikle sabah erken saatlerde daha fazla olur.

Bulantı ve kusmalar çok şiddetli ise eşinizden sabahları siz yataktan kalkmadan önce, size kraker türü şeyler getirmesini isteyebilirsiniz.

Bu hem eşinizin sizi anlamasına yardımcı olacak hem de sizin eşinizin desteğini hissetmenize yarayacaktır.

Tuzlu krakerler ise bulantılar için en uygun besin maddeleridir.

Hormonların etkisi ile memelerde aşırı bir büyüme olabilir.

Bu son derece normal ve beklenilen bir durumdur. Memeler üzerinde koyu renkli damarlar görünür hale gelebilir.

Sık idrara çıkma, çabuk yorulma, halsizlik, bulatı ve kusma gibi yakınmalar devam edebilir.

Reflüye bağlı olarak midede ve yemek borusunda yanma hissedilebilir.

Barsaklar yavaşladığı için kabızlık sık görülür.

Kabızlık yapabilecek gıdalar (muz, patates vb.) fazla tüketilmemeli, lifli gıdaların tüketilmesine dikkat edilmeli ve mümkün olduğunca fazla su tüketilmelidir (en az 2 litre).

8. HAFTA

Bebeğinizin Büyüklüğü: Bir fasülye tanesi kadar

Terminolojik açıdan bebeğiniz hala daha embriyo olarak adlandırılmaktadır.

Bunun nedeni alt kısmında kuyruğa benzer bir çıkıntının olmasıdır.

Gelişmekte olan bebeğinizde küçülen tek bölüm bu çıkıntıdır.

Diğer bölümler ise süratle büyümeye devam etmektedir.

Günlük büyüme hızı yaklaşık 1 milimetre kadardır.

Özellikle beyin ve kafa hızla büyümeye devam eder.

Göz kapakları kıvrım şeklinde ayırt edilebilir.

Alt çene belirginleşmeye başlar.

Omurilik gelişimini sürdürür.

Üst damak farklılaşır.

Burnun ucu oluşur.

Diş etlerinin altında dişler gelişimini başlatır.

Yemek borusu farklılaşır ve nefes borusundan ayrılır.

Kalp içinde kapakçıklar fark edilmeye başlar.

Kalbin 4 odacığı ayırt edilebilir.

Akciğerler yemek borusunun iki yanında yer alırlar.

Böbrek oluşmaya başlar.

Kollar silindirik şekilde uzamaya başlarken uçlarında el ayaları belirmeye başlar.

Kollarda sinir iletimi başlar. Yine kollar kıvrımlanır. Bu kıvrımlar gelecekte dirsekleri oluşturacaktır.

Bebeğiniz zaman zaman sıçrama tarzında istemsiz hareketler yapmaya başlamıştır.

Bu hareketler ultrasonografide izlenebilir ancak hissetmeniz olanaksızdır.

Hala daha kendinizi gebe gibi hissetmiyor musunuz? Önemli değil. Önünüzde daha çok zaman ve yaşanacak şey var.

Örneğin gebelik öncesinde kapalı bir yumruk kadar olan rahiminiz artık neredeyse portakal kadar oldu bile.

Rahimdeki bu büyümeler sizde zaman zaman hissedeceğiniz karın kramplarına neden olabilir.

Bu arada kendinizi ergenlik döneminde gibi hissedebilirsiniz.

Çünkü hormonal değişimlere bağlı olarak cilt değişiklikleri baş göstermeye başlayacaktır.

Yağlı bir cilt ve sivilcelenme bunun en tipik göstergeleridir.

Psikolojik durumunuz yavaş yavaş düzelmeye başlar ve gebelik kabullenilir. Artık gebeliğe alışmaya başlıyorsunuz.

Yine hormonların etkisi ile vajinal akıntınız artmaya başlar.

İnce ve süt gibi bir akıntı olabilir. Bunun amacı doğum kanalını zarar verebilecek enfeksiyonlardan korumaktır ve tamamen normaldir.

Hormonların etkisi ile memelerde aşırı dolgunluk ve hassasiyet olabilir. Gebeler için tasarlanmış sütyenler şikayetlerinizi azaltabilir. Benzer şekilde sporcular için dizayn edilmiş sütyenler de yarar sağlayabilir.

Bu haftalarda stres, bulantı ve kusmalar, hormonal değişimler, az su tüketilmesi, uykusuzluk gibi pek çok nedene bağlı olarak baş ağrısı görülebilir.

  • Şiddetli baş ağrısı varlığında mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz.

9. HAFTA

Bebeğinizin Büyüklüğü: Bir zeytin tanesi kadar

Embriyonik kuyruk iyice kaybolmuştur.

Kıkırdak ve kemik dokuları oluşmaya başlamıştır.

Barsaklar göbek kordonu içinden karın boşluğuna doğru göç etmeye başlarlar.

Beyin hala daha en büyük organdır.

Yutak belli olmaya başlar.

Ağız boşluğu oluşumu görülebilir.

Kulak kepçesi farklılaşır.

Gözde retina iyice belli olabilir.

Göz kapakları fark edilebilir.

Burun delikleri belirir.

Koku almaya yarayan sinir oluşur.

Yemek borusu uzar ve kalpten çıkan kan iki ayrı yönde pompalanmaya başlar.

Meme uçları belirgindir.

İnce barsaklar uzar.

Böbrek oluşumu tamamlanır ve ilk kez idrar üretmeye başlar.

İlkel cinsiyet hücreleri oluşmaya başlar. Dış genital organların farklılaşması başlamıştır.

Ancak hala daha kız yada erkek olduğu bellli değildir.

El ve dirsek belirginleşir.

Bacaklarda sinir iletimi başlar.

Bebek içinde yüzdüğü suyun içinde hafif hafif hareket etmeye başlar.

Bu hareketler ultrasonografide izlenebilir ancak hissetmeniz olanaksızdır.

Sizde ise ikinci adet dönemi de gecikmiştir.

Belirgin bir kilo artışı olmasa da memeler büyürler ve dolgunluk ve hassasiyet olur.

Bu dönemde destekleyici sütyen giymeye başlamak gerekebilir.

Mide içeriğinin yemek borusuna kaçması sonucu yanma hissi olabilir.

Bu dönemde günlük kalori gereksiniminiz yaklaşık 300 kalori artmıştır.

Kan şekerinizde ve tansiyonunuzda ani düşmeler ve kısa süreli bayılmalar olabilir bu nedenle kısa aralıklarla azar azar yemeye dikkat etmelisiniz.

Bu hafta bebeğin gelişiminin haftası ile uyumlu olması ve kalp atım hızının normal aralıkta bulunması durumunda kendiliğinden düşük riskinde belirgin bir azalma izlenir.

Eğer hala daha etrafınızdakilere gebe olduğunuzu söylemediyseniz artık vakti gelmiş demektir.

10. HAFTA

Bebeğinizin Büyüklüğü: Bir kuru erik kadar

Fertilizasyondan 47-48 gün sonra ilk kez beyin dalgaları üretilmeye başlar.

Kafa dik durumdadır ve iç kulakta denge sağlayan kısımlar gelişir.

Dudakların gelişimi tamamlanır.

Diş tomurcukları oluşmaya başlar.

Gözler kapalıdır.

Gonadlar gelişir ve testis ya da over olarak farklılaşır.

Testisten testosteron adı verilen erkeklik hormonu üretilmeye başlar.

Kalp gelişimini büyük ölçüde tamamlar.

Gövdenin dışında gelişmiş olan barsaklar karın boşluğu içine doğru iyice hareket ederler.

Mide içinde sindirim sistemi ile salgılar üretilmektedir.

Mesane içinde idrar izlenebilir.

Diz ve ayak belirginleşir.

Ayak parmakları ve tırnakları belli olur.

Kaslar güç kazanmaya başlar.

Kız bebeklerde klitoris erkek bebeklerde ise penis gelişir.

Hemen hemen bütün eklemler ve kasların oluşumu tamamlandığı için bebek artık su kesesi içinde hareket etmeye başlar, ancak bu hareketler sizin hissetmeniz için yeterli değildir.

Kemikler ve kıkırdaklar güçlenmeye devam eder.

Bu dönemlerde anne adayının duygu durumunda dalgalanmalar çok sık görülür.

Kendinizi zaman zaman melankolik zaman zaman da çok mutlu hissedebilirsiniz.

Bu çok normal bir durumdur.

Doktor kontrollerine eşiniz ile birlikte gitmeye gayret edin.

Bu sizin içinde olduğunuz melankolik durumun düzelmesine yardımcı olacaktır.

Kan hacminiz arttığı için cildinize yakın toplardamarlarda koyulaşmalar fark edebilirsiniz.

Bu durum özellikle bacaklar ve memelerde belirgindir.

Kilonuz da artık artmaya başladı.

Bulantı ve kusmalarınızın azalmaya başlaması bu dönemlerde beklenebilir.

Yine bu haftalarda kasık ve karın ağrıları sık karşılaşılan sorunlardandır.

Bu ağrıların temel nedeni rahmi yerinde tutan bağların gerilmesidir.

Hücre dışı fetal DNA (cffDNA) testleri de bu haftadan itibaren yapılabilir. Ama bu testlerin 12. Haftadan sonra yapılması daha uygundur.

11. HAFTA

Bebeğinizin Büyüklüğü: Küçük bir incir kadar

Bu haftadan başlayarak artık içinizdeki bebeğiniz fetüs olarak adlandırılır ve boyu yaklaşık 4-5 santimetre kadardır.

Gebeliğin en kritik dönemi artık sona erdi.

Bu haftada beyin hızla büyümesini sürdürmektedir ve fetusun boyunun yarısını kafa oluşturmaktadır.

Fetusun gözleri kapalıdır ve bu göz kapaklarının altında iris tabakası olgunlaşmasına devem etmektedir.

Böbreklerde idrar üretimi başladığından içinde yüzdüğü amniyon sıvısının da miktarı artmaya başlar ve bu haftada yaklaşık 50 ml olur.

Bu haftada kafa derisi içinde kıl kökleri oluşmaya başlar.

Bunlar bebeğiniz doğduğundaki geçici saçları oluşturacaklardır.

Ayrıca el ve ayak tırnakları da oluşmaktadır ve birkaç hafta içinde uzamaya başlayacaktır.

Bebeğiniz içinizde gerinme ve sıçrama hareketleri yapmaktadır ancak sizin bunları hissetmeniz olanaksızdır.

Sizde ise rahim bir greyfurt büyüklüğüne ulaşmıştır ancak hala daha pelvis içinde yer alır.

Bulantılar azaldığından iştahta bir artış görülür.

  • Bu dönemde prenatal tarama testlerinden bazıları yapılabilir. Doktorunuz bu konuda size yol gösterecektir. 

11-14 hafta arasında ikili test yapılabilir. Bebeğinizin son adet tarihinize göre 11 hafta ile 14 hafta arasında olması ve büyüklüğünün (baş-popo mesafesinin) 45 mm – 84 mm arasında olması gereklidir.

12. HAFTA

Bebeğinizin Büyüklüğü: Büyük bir kırmızı erik kadar

Diş etlerinde 20 dişinde yerleri belli olmuştur.

Yüz insan görünümündedir, ağız içinde ise üst damak birleşmeye başlamıştır.

Yüz derisi içinde kıl kökleri belirmeye başlar.

Fetusun gırtlağında ses telleri oluşumunu tamamlar ve teorik olarak fetus ses çıkartabilir.

Karın boşluğunda ise barsaklar karın içine girmiştir ve hareketleri başlamıştır.

Karaciğer safra salgılamaya başlar ve salgılanan safra safra kesesinde depolanır.

Tiroid ve pankreas bezleri gelişimini tamamlar.

Pankreastan insülin salgılanır.

Kemik iliği de oldukça aktiftir ve sürekli hiç ara vermeden kan hücreleri, özellikle doğumdan sonra karşılaşacağı mikroplarla mücadele etmesini ve onları yenmesini sağlayacak akyuvarları üretmeye devam etmektedir.

Her iki cinsde de dış genital organlar gelişimini tamamlamamıştır ancak kızlarda büyük ve küçük dudaklar, erkeklerde ise penis ve torbalar dikkatli gözlem ile ayırt edilebilir.

Beyin tabanında bulunan ve hipofiz adı verilen kısımda hormonlar üretilmeye başlanmıştır.

Bu hormonlar 20-30 yıl sonra kendi bebeğini yapmasını sağlayacak olan hormonlardır.

Ellerde ve ayaklarda tırnaklar uzamaya başlar.

Sinir sitemi biraz daha olgunlaşır ve fetüste refleksler gelişir.

Bu dönemde cilt oldukça hassastır.

Kemiklerden bazıları sertleşmeye başlamıştır.

12. haftaya gelindiğinde rahminiz yukarı doğru büyümeye devam eder ve pelvis dışına çıkarak karın boşluğuna girer.

Artık mesane üzerine çok fazla baskı yapmadığından sık idrar yapma isteği bir miktar azalır.

Bu durum son 3 aya kadar bu şekilde devam eder.

Bu haftalarda baş ağrısı ve baş dönmesi şikayetlerine sık olarak rastlanır.

Kan damarları genişlediğinden ani tansiyon düşmeleri ve bayılmalar olabilir.

Yatar ya da oturur pozisyondan ayağa kalkarken ani hareket etmekten kaçınmanız iyi olacaktır.

Düşük tehlikesi çok büyük ölçüde azalmıştır.

  • Doktorunuzun size bunu belirtmesi ile her anne adayında olduğu gibi siz de psikolojik açıdan rahatladığınızı fark edeceksiniz.

Diş etleri gebelikten olumsuz yönde etkilendiği için diş hekiminizden randevu almanızda ve muayene olmanızda büyük fayda olduğunu unutmayın.

Bu haftalar diş kontrolü için oldukça uygun dönemdir.

Dişlerinizde çürük varsa ve dolgu yapılması gerekiyorsa diş hekiminizden civa içermeyen dolgu maddesi kullanmasını isteyin.

11-14 hafta arasında ikili test yapılabilir. Bebeğinizin son adet tarihinize göre 11 hafta ile 14 hafta arasında olması ve büyüklüğünün (baş-popo mesafesinin) 45 mm ile 84 mm arasında olması gereklidir.